WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

hunting season


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"hunting" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: season
  • WordReference
  • Definition
  • Synonyms
  • English Collocations
Bu sayfada: hunting, hunt

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
hunting n (blood sport)avcılık, avlanma i.
 Ken took his son hunting on his 10th birthday.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
hunt vi (kill for sport or food)avcılık yapmak, avlanmak geçişsiz f.
 Susan always wanted to hunt, but she never had the time until this year.
hunt for [sth] vi + prep figurative (search for [sth](mecazlı)aramak geçişli f.
 Dan was late for work because he had to hunt for his keys.
hunt [sth] vtr (kill for sport or food)avlamak geçişli f.
 Jon went to the mountains every year to hunt bears.
hunt [sth] vtr (animal: chase prey)avlamak geçişli f.
 Wolves hunt prey in packs.
hunt n (killing for sport or food)av i.
  avlanma i.
 The farmer always takes his dogs out on the hunt with him.
the hunt n (hunting party)av partisi i.
 The hunt crossed the stream in pursuit of the game.
hunt for [sth] n (animal: chasing prey)av i.
 The hunt for fish takes up most of a seal's day.
hunt for [sb/sth] n (search)arama i.
  takip i.
 The hunt for the killer took several years.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
hunt n (territory)av bölgesi i.
 The cougar's hunt reached from the edge of the city to the river.
hunt [sth] vtr dated (direct dogs)avlatmak f.
 The nobleman went out to hunt his hounds.
hunt [sth] vtr (patrol area for game)av bölgesi i.
  av alanı i.
 The wolves hunted their territory for centuries.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Deyimsel fiiller
hunt | hunting
İngilizceTürkçe
hunt [sb/sth] down vtr phrasal sep (find criminal)aramak/peşine düşmek f.
 The cop swore he would hunt down the murderer.
hunt for [sth/sb] vtr phrasal insep (seek, search for)aramak f.
  araştırmak f.
 I was hunting for the keys, but they won't appear.
 The detectives hunted for the clue that would finally solve the crime.
hunt for [sth/sb] vtr phrasal insep (scavenge for, track down)izini sürmek f.
 My cat hunts for mice every night.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Bileşik Şekiller:
hunting | hunt
İngilizceTürkçe
game hunting n (tracking and shooting wild animals)avcılık i.
 Highland Perthshire offers great opportunities for game hunting.
hunting grounds,
hunting ground
npl
(game-tracking area)av alanı, av bölgesi, avlanma alanı i.
 Officials are trying to balance conservation with access to hunting grounds.
job hunting n (searching for employment)iş arama i.
 Job hunting is a time-consuming business.
job-hunting adj (related to job hunting)iş arama isim s.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

hunting season' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"hunting season" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!